Sürdürülebilirlik

Çevresel Mükemmeliyet

Hava Emisyonlarının Yönetimi

Çimento üretim prosesi kırma, eleme, öğütme, yanma süreçlerini içerir. Bu aşamalarda çevresel etki yaratabilecek toz ve gaz emisyonları meydana gelebilir. 

Ülkemizde geçerli yönetmelik limitleri ve dünya standartlarında iyi uygulamaları göz önünde tutarak toz ve gaz emisyon değerlerini sürekli izleme sistemleri ile tüm tesislerinde kayıt altına alıyoruz. Ek olarak, ilgili yönetmeliklerin öngördüğü dönemlerde, akredite laboratuvarlar tarafından yapılan ölçümlerle verilerin teyidini ve kontrolünü sağlıyoruz.

Tesislerimizde, hammadde hazırlama ve nakliye aşamalarından itibaren kapalı konveyör sistemleri ile kırma-eleme-öğütme süreçlerinde torbalı filtreler kullanılır. Çimsa’da hammadde ve ürün stoklamalarının yapıldığı kapalı stok alanları vardır. Bu durum toz emisyonlarının limitler altında tutulmasında önemli rol oynar. 

Yanma prosesi kaynaklı döner fırın bacalarına ait toz emisyonları sürekli izleme sistemleri ile ölçüyor ve ilgili makamlara raporluyoruz.

Yanma reaksiyonu sırasında ortaya çıkabilecek önemli kirleticiler azot oksitler (NOx), uçucu organik bileşikler (VOC’ler), toplam organik karbon (TOC), metaller, hidrojen florür (HF), hidrojen klorür (HCl), dioksin ve furandır. Çimsa’nın tüm çimento üretim tesislerinde döner fırın bacalarına ait NOx, TOC, HF, HCl parametreleri sürekli izleme sistemleri ile ölçüyor ve ilgili makamlara raporluyoruz.

NOx emisyonlarının limitler dahilinde tutulabilmesi için Seçici Katalitik Olmayan İndirgeme (SNCR) sistemi kullanılarak amonyak çözeltisi enjekte ediyoruz. Sistemin katkısı ile yanma işlemi sırasında ortaya çıkan azot oksit (NOx) gazlarının miktarını azaltıyoruz.

Su Yönetimi

Dünyadaki temiz su kaynaklarının azalması su riskini her geçen gün artırıyor. Aqueduct Su Risk Haritası’nda bölgesel olarak izlenebilen su riskinin artıyor olması tüm sanayi kuruluşlarını daha bilinçli ve sürdürülebilir kaynak kullanımına davet ediyor. Beton üretiminde su doğrudan bir girdi oluşturmakla beraber, çimento üretim sürecinin hammaddesi değildir. Ancak çimento ve beton üretim süreçlerinde yer alan kum ve çakıl yıkama, ekipman soğutma sistemleri gibi yardımcı süreçler su kullanımına ihtiyaç duyar.

Fabrikalarda ihtiyaç duyduğumuz su, kuyu ve şebeke kaynaklarından karşılanır. Su kullanımının azaltılması, kullanılan suyun yeniden kullanımı ve deşarj edilen atıksu miktarının en aza indirilmesi ana hedeflerimizden olup proje konularımız arasında yer alıyor.

Tesislerimizin bulunduğu bölgelerin su riskini aktif olarak takip ediyor, üretim süreçlerini olumsuz etkileme potansiyelini göz önünde bulunduruyoruz.

Tüm bu sistematik çalışmalarımızı özetlemek ve doğrulamak için yıllık Su Ayak İzi Envanter Raporu hazırlıyoruz.

Biyoçeşitlilik

Üretim faaliyetlerimiz esnasında ihtiyaç duyduğumuz kireçtaşı, kil, şist gibi doğal hammaddeler madencilik faaliyetlerimiz kapsamında üretiliyor. Bu durum Çimsa’ya çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan doğaya saygılı bir şekilde hareket etme sorumluluğu yüklüyor.

Çimsa olarak konuya olan yaklaşımımızı, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamındaki biyoçeşitlilik alt adımlarını benimseyerek şekillendiriyoruz.

Çimsa’da, madencilik operasyonları nedeniyle doğal hayat üzerinde olumsuz bir etkinin oluşmaması, çevresel etkinin en düşük seviyede tutulabilmesi için proje çalışmaları maden sahası işletmeye geçmeden önce başlıyor. Maden sahasının belirlenmesiyle

birlikte Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci kapsamında biyoçeşitlilik de dahil olmak üzere muhtemel tüm çevresel ve sosyal etkiler belirlenerek gerekli önlemleri planlanıyoruz.

Kullanılan arazilerin doğaya yeniden kazandırılması için belirlenen projeleri kamu kuruluşlarının onayı alınarak “Doğaya Yeniden Kazandırma” planları kapsamında hayata geçiriyoruz.